Bu kitap, oyun oynayacak yer bulamayan bir grup arkadaşın okul bahçesinde başlayan hayal kırıklığını ve beklenmedik bir keşifle bambaşka bir maceraya sürüklenmesini anlatıyor. Bir topun peşinden gidilen dar bir tünel, onları kimsenin bilmediği saklı bir bahçeye çıkarıyor; orada buldukları eski oyuncaklar ve beklenmedik anda gelen bir anahtar, küçük bir sır gibi başlayan hikâyeyi kısa sürede tüm okulu saran büyük bir heyecana dönüştürüyor. Bu kitap sadece eğlence değil, birlikte düşünmenin ve birlikte başarmanın gücüne de değiniyor. Dostluk, paylaşma, adalet, kaybetmeyi kabullenme ve yeniden deneme gibi temalar; geleneksel oyunların sıcaklığıyla iç içe ilerliyor. En önemlisi, çocukların kurallarla kuşatıldıklarını hissettikleri zaman bile kendi yollarını açabileceğini ve küçücük bir fikrin hiç beklenmedik kapılar aralayabileceğini gösteriyor.