Şehrin devasa apartmanlarında, odası teknolojik aletlerle tıka basa dolu büyüyen ve "kalp ritmi âdeta Wi-Fi’ye bağlı" olan Ozan’ın hayatı, babasının tayininin daha küçük bir şehre çıkmasıyla birden değişir. Yeni şehrine ve yeni okuluna uyum sağlamaya çalışırken, odasında hiçbir zaman bilgisayar olmamış kuzeni Osman’ın dünyasıyla karşılaşır. Ozan için her şey yolundadır, ta ki o ilk Beden Eğitimi dersine kadar... Çünkü Ozan, caddelerde büyüdüğü için toptan çok korkmaktadır ve onu rüyalarında bile kovalayan bir "öcü" gibi görmektedir. Tam bu sırada Esra Öğretmen’in başlattığı "Geleneksel Çocuk Oyunlarını Tanıtma Projesi" her şeyi değiştirir. Video çekme bahanesiyle kameranın arkasına saklanan Ozan, silinen gizemli videolar, çekilen derin besmeleler, el ele tutuşulan körebeler ve takımı için "can havliyle" yakan toptan kaçtığı o unutulmaz anlarla kabuğunu kıracaktır.