“Bir Eylül günü, insanlık için küçük, benim için dev bir adım atarak Amerika’ya ayak bastım. Mutluydum mutlu olmasına ama tek başıma bir bilinmeze yol alacak olmanın heyecanı ve korkusuyla düşüp bayılmak üzereydim…” “Yurt dışında yaşama fırsatı” yazan kocaman afişlerdeki, birbirinden havalı ve güzel gençlerin arasında yer alma hevesiyle çıktığım yolda, her zamanki gibi başıma gelmeyen kalmadı! Macera filmlerindeki gibi bir aile, gerilim filmlerinden fırlamış bir büyükanne, dram filmlerindeki memleket özlemi, korku filmlerini aratmayan komşular, romantik film kadrosundan arkadaşlar, aksiyon filmlerine yaraşır bir gezi ve tabii ki başlı başına komedi filmi olan hayatım… Her şey tamam da en azından sonu, polisiye filmi gibi bitmeseydi! Anlayacağınız yine yaşanmadık hiçbir şey bırakmadım! Şimdi hemen kahvenizi ve kurabiyenizi alıp gelin, size neler anlatacağım neler!