Geleneksel miras içerisinde sabır ve şükür, manevi yolculuğun iki temel durağı olarak görülmüştür. Sabır nefsin aceleciliğini frenler, onun aşırılıklarını dengeler; şükür de kalbi inceltir, insana duyarlılık kazandırır. Bu iki haslet birlikte var olduklarında, insanı hem dayanıklı hem de mütevazı kılarlar. İslam düşüncesinde sabır ve şükür, yalnızca ahlaki birer tavsiye değil, insanın Allah, kendisi ve tüm varlıkla kurduğu ilişkinin yönünü tayin eden merkezî kavramlardır. İnsan hayatı her zaman düz bir çizgide ilerlemez; genişlik ve daralma, sevinç ve kırgınlık daima iç içedir. İşte bu eser, günümüz dünyasının neredeyse unutmaya yüz tuttuğu, müminin sarsılmadan yoluna devam etmesini sağlayan denge noktaları olan sabrı ve şükrü Kur’an ayetleri ve peygamber kıssaları ışığında inceliyor. Prof. Dr. Ömer Türker’in yayın danışmanlığında hazırlanan ahlak serisinin bu kıymeti parçası, Prof. Dr. Muhammed Coşkun’un kalemiyle okurla buluşuyor. Her kesimden okurun kolaylıkla anlayabileceği bir sadelikle hazırlanan bu eser, derin muhtevasıyla okurda yeni ufuklar açmayı hedeflemektedir.