Şehrin beton binaları arasında doğadan uzak büyüyen hikâye kahramanının hayatı, yaz tatilini dedesinin köydeki eski evinde geçirmesiyle tamamen değişir. Başta buraya uyum sağlamakta zorlanan ve sıkılan kahramanımız, bahçenin tam ortasında duran, dalları yere kadar uzanan devasa salkım söğüt ağacını fark eder. Dedesiyle birlikte bu ağacın gölgesinde geçirdiği günler; rüzgârda fısıldayan yaprakların sırları, geçmişten gelen eski hikâyeler ve doğanın mucizeleriyle doludur. Ancak bir gün, salkım söğüdün başına gelen beklenmedik bir olay kahramanımızı hem üzecek hem de ona hayatın, emeğin ve kök salmanın gerçek anlamını öğretecektir. Kabuğunu kıran kahramanımız, doğanın ve aile bağlarının iyileştirici gücünü keşfedecektir.