Bu kitap, tarihî bilgiyi macera duygusuyla birleştiren güçlü bir ilk gençlik romanı. Ayasofya’da başlayan gizem, çocukları Köktürklerin dünyasına taşıyor; böylece tarih, kuru bilgi olmaktan çıkıp yaşayan bir keşfe dönüşüyor. Kitapta Türk mitolojisi hikâyenin önemli damarlarından biri. Umay Ana, kut, kamlık, yıldızlar ve kadim semboller; maceraya gizemli ve köklü bir atmosfer katıyor. Eski Türk gelenekleri de hikâyenin içinde doğal biçimde yer alıyor. Oba hayatı, akıncılar, atlı kültür, töreler, çadır düzeni, kopuz ve ok talimi gibi ayrıntılar çocuklara dönemin ruhunu sezdiriyor. Romanın en değerli taraflarından biri de doğaya saygı vurgusu. Suyun kirletilmemesi, hayvanlara ve yaşanan çevreye gösterilen özen, eski Türk yaşamındaki tabiat bilincini bugünün çocukları için anlamlı hâle getiriyor. Bunun yanında kitap, Türkçenin hafızasına da güçlü bir kapı açıyor. Kaşgârlı Mahmud, Yûnus Emre ve Ali Şîr Nevâî gibi isimler üzerinden dilin yalnızca konuşulan bir araç değil; kültürü, geçmişi ve kimliği taşıyan bir miras olduğu hissettiriliyor. Kısacası bu kitap; tarih, mitoloji, doğa bilinci, dil sevgisi ve macerayı dengeli biçimde buluşturduğu için önemli. Çocuğa öğretmeye çalışmıyor; merak ettirerek, heyecanlandırarak ve hikâyenin içine çekerek düşündürüyor.