Kayra, çevresindeki büyüklerin sevgiyi bazen fazla ileri götürdüğünü düşünüyor. Yanaklar sıkılıyor, saçlar karıştırılıyor, kucaklar hiç sorulmadan açılıyor. Herkes gülüyor ama Kayra’nın içinden bazen sadece “dur” demek geliyor. Kayra ve arkadaşları, bu rahatsız edici ama kimsenin konuşmadığı durumu değiştirmeye karar veriyor. Büyüklerin “şaka”, “sevgi” ya da “abartma” dediği davranışlara, çocukların gözünden bakılmasını istiyorlar. (Çünkü büyükler iyi niyetli olduğunu düşünüp çocukların, gençlerin rızasını gözetmeden onlara yaklaştıklarında, kötü niyetli insanların da aynı şeyi yaptıklarını ve çocukların bazen bu niyeti ayırt etmekte zorlanacaklarını unuturlar.) Psikolog eşliğinde kaleme alınan bu hikâye, çocukların kişisel sınırlarını, duygularını ve hayır deme hakkını mizah ve cesaretle anlatıyor.